HukukcuForum.COM - Hukuk Forum, Hukuk Forumları, Hukuk Siteleri

HukukcuForum.COM - Hukuk Forum, Hukuk Forumları, Hukuk Siteleri (http://www.hukukcuforum.com/)
-   Hukuk Sözlüğü (http://www.hukukcuforum.com/hukuk-sozlugu/)
-   -   Senet nedir , Senet örneği , Senet nasıl doldurulur (http://www.hukukcuforum.com/hukuk-sozlugu/3082-senet-nedir-senet-ornegi-senet-nasil-doldurulur.html)

admin 15-01-14 02:06

Senet nedir , Senet örneği , Senet nasıl doldurulur
 
Senet nedir , Senet örneği , Senet nasıl doldurulur

Senet örneği

(ar. sened). Bir kimsenin kendi aleyhine delil olmak üzere düzenlediği belge: Çekmeceler senet doluydu ve her senede mukabil birkaç borç senedi çıkıyordu (A. H. Tanpınar). [Bk. ANSİKL. Huk. bölümü.] || Teşm. yol. Tapu: Borç almak için başvurduğum birkaç yerde: «Kayınpederinin hanlarından, hamamlarından birinin senedini getir, sana istediğin kadar para verelim» diyorlar (H. R. Gürpınar). || Esk. Kuvvetli kanıt sayılabilecek söz. || Dayanılacak şey, dayanak.

— çeş. DEY. Senet sepet, senet yerine geçecek şey veya sözleşme belgesi anlamında kullanılır. || Senet vermek, «bir şey böy-ledir» anlamında kullanılan kandırma sözü.

— Denize. Esk. Senedi bahri, ticaret gemilerinin kime ait olduğunu gösteren belge. (Bu senetleri alım satımını tescil eden liman reisleri verirdi.)

— Huk. Âdi veya hususî senet, resmî bir makam veya memurun katılması olmadan düzenlenen senet. (Bk. ANSİKL.) || Alacak senedi, bir miktar para alacağını temsil eden senet. || Emre yazılı senet. Bk. EMİR. || Hâmiline yazılı senet. Bk. HÂMİL. KAMBİYO. j| Makbuz senedi. Bk. MAKBUZ. || Nama yazılı senet. Bk. KIYMETLİ, KAM-
BiYO. || Resmî senet, resmî bir makam veya memurun katılmasıyle düzenlenen senet. Bk. ANSİKL.

— Mal. Esk. Senedi hakanî, tapu senedi. Bk. ANSİKL.

— ANSİKL. Huk. Senet, usul hukukunda bir ispat aracıdır; fakat senedi, bir işlemin geçerli olması için gerekli olan sıhhat şekli ile karıştırmamak gerekir. Sıhhat şeklinde; sözleşme, uyulması gereken şekle göre yapılmamışsa geçerli değildir. Bir ispat aracı olan senetteyse böyle bir durum söz konusu olmaz. Burada, sözleşmenin kurulmuş olup olmaması değil, sadece ispat edilmesi söz konusudur; yani işlem, herhangi bir sıhhat şeklinde bağlanmamışsa şekilsiz olarak doğar, fakat ispatı bir senede bağlıysa, sadece bu yönden senet aranır. Senetler kesin bir delildir. Ancak senedin kesin bir delil sayılabilmesi için bunun gerçek olması gereklidir. Medenî usul hukuku, elli liradan yukarı olan hukukî işlemlerin ispatında, kural olarak senedi şart koşar. Buna göre, yapıldığı zaman değeri elli lirayı aşan bütün hukukî işlemlerin ispatı, kanunda gösterilen istisnalar dışında senetle yapılır. Ancak senet elde etmenin imkânsız olduğu durumlarda, kanun, istisna o-larak senetsiz ispata imkân tanımıştır. Bu durumlar şunlardır: 1. yakın akrabalık. U-sul ve füru, kardeşler, karıkoca, kayınpeder ve kayınvalideyle damat ve gelinler a-rasındaki hukukî işlemlerde kanun, manevî imkânsızlığın varlığını kabul ederek senetle ispat kuralından ayrılmıştır; 2. haksız fiilden doğan tazminat alacakları. Bu durumda hukukî bir işlem yoktur ve haksız fiil yapan kimsenin elinden fiil için senet almak imkânsızdır; 3. yangın, deniz kazası, düşman istilâsı gibi, senet alınması imkânsız veya güç olan durumlar içinde yapılan hukukî işlemlerin de ispatı için senet aranmaz; 4. halin icabı ve iki tarafın vaziyetine göre senede bağlanması yaygın olmayan işlemler. Bu durumlarda bir çeşit manevî imkânsızlık söz konusu olur; 5. sözleşmelerdeki hata, hile ve gabin iddiaları; 6. anî bir olay veya mücbir bir sebep sonucu senedin kaybolduğu durumlar. Bu durumda, mücbir sebep veya senedin kaybolmasının sebebi ispat edilebilecek olursa, senede bağlandığı iddia edilen hukukî işlem şahitle ispat edilebilir; 7. tahrirî beyyine başlangıcının bulunduğu durum. Bk. TAHRİRİ beyyine başlangıcı.
Senetle ispat zorunluluğu, Usul kanunu tarafından sadece hukukî işlemlere ilişkin o-larak ve elli liradan yukarı olanlar için konulmuştur. Bunun dışında kalan durumlarda, değer ne kadar yüksek olursa olsun, senetle ispat zorunluluğu yoktur. Meselâ bir maddî olayın iddia edildiği durumlarda senetle ispat aranmaz. Medenî Usul kanunu sadece senetle ispat değil, aynı zamanda «senede karşı senetle ispat» zorunluluğunu da getirmiştir. Bununla ifade edilmek istenen şey şudur: bir senetle ispat edilmesi gereken ve bu sebeple senedin ibraz edildiği her durumda, bu senedin hüküm ve kuvvetini azaltacak her türlü hukukî işlemin yine senetle ispat edilmesi gereklidir. Burada elli liralık sınır da söz konusu olmaz Karşı iddia elli liradan az olsa bile yine senetle ispat edilmelidir. Senet yok ise başka bir kesin delille ispat edilebilir; fakat şahit dinletilemez. Senede karşı ispat e-dilecek husus bir hukukî olay değil de bir hukukî fiilse, o zaman bu herhangi bir delille ispat edilebilir. Senede karşı senetle ispat zorunluluğu, sadece taraflar ve onların küllî halefleri arasında söz konusudur. Ü-çüncü kişilerin senede karşı ispat edecekleri hususlarda senet aranmaz. Meselâ bir muvazaa iddiası taraflar arasında ancak senetle ispat edilebilir; bir üçüncü kişinin muvazaayı iddia etmesi halinde, onun senet ileri sürmesi zorunlu değildir; şahit de dinletebilir. Çünkü üçüncü kişiler, taraflar a-rasında yapılan işleme yabancıdır ve onların senet elde etmeleri imkânı yoktur. Senede karşı senetle ispat zorunluluğunun istisnaları şunlardır: 1. senedi hüküm ve kuvvetten düşürecek olan hukukî işlem, yangın, deniz kazası, düşman istilâsı v.b. senet a-lınması mümkün olmayan veya çok zor o-lan durumlarda yapılmışsa, şahitle ispat e-dilebilir; 2. hata, hile ve gabin iddiaları şahitle ispat edilebilir; 3. tahriri beyyine başlangıcının bulunduğu durumlarda şahit dinletilmesi mümkündür; 4. senedi hüküm ve kuvvetinden düşürecek olan başka bir senet alınmış olmakla birlikte bu kaybedilmişse, şahit dinletilmesi imkânı vardır. Kural olarak hiç kimse kendi aleyhine olacak delili ibraz etmeğe zorlanamazsa da, kanun senetler yönünden aşağıda yazılı o-lan durumlarda bir tarafın nasmı lehine o-lan senedi ibraz etmesi istisnasını getirmiştir. İstisna1; bir yönden, ibraz edilmesi zorunlu olan belgeler, diğer yöndense, ibraz etmek zorunda olan kimseler tarafından getirilmiştir. İbrazı zorunlu olan belgeler şunlardır: a) mahkemeye verilen evraka dayanan senetler; b) bjr tarafın, öteki taraftan, davaya ilişkin olarak aldığı mektup ve telgraflar; c) iki taraf için ortak olan işlem ve çıkarlara ilişkin olarak düzenlenen belgeler; ç) iki tarafın ortak veya tek başlarına sahip oldukları belgeler; d) Medenî kanun, Borçlar kanunu ve Ticaret kanunu gereğince ibraz edilmesi zorunlu olan belgeler. Ellerinde bulunan belgeleri ibraz etmek zorunda olan kimseler şunlardır: 1. belgeye dayanan taraf; 2. karşı taraf. Karşı tarafın ibraz zorunluluğunun bulunması için, hâkim, onun elinde bulunan belgenin davayı ispat etmeğe yarayıp yaramadığını inceleyecek ve ispata yaradığını görürse ibrazı emredecektir. Hasım, senedin elinde bulunduğunu ikrar etmesine rağmen ibraz etmezse, senedin ibraz edilmesini isteyen tarafın beyanı doğru olarak kabul edilir ve ona göre karar verilir. Buna karşılık senedi elinde bulundurduğu iddia edilen kimse, bunu inkâr edecek olursa kendisine yemin teklif edilir. Yemin ederse artık senedi ibraz etmek zorunda değildir. Yemin reddedilecek olursa senedin ibraz edilmesini isteyen tarafın beyanına göre karar verilir. İbraz edilmesi istenen senet bir üçüncü kişinin elindeyse, bu kimse senedi vermesi veya nerede bulunduğunu söylemesi için şahit olarak mahkemeye getirilir ve hâkimin kararına uymazsa şahit gibi cezalandırılır. Senetlerin üçüncü kişilere karşı hüküm doğurmasında esas olan senedin tarihidir. Senetteki tarihin ispatı bu yönden önemlidir. Resmî senetlerde tarih, resmî bir makam veya memur tarafından konulduğu için, ispat yönünden bir zorluk yoktur. Buna karşılık âdi senetlerde başlangıçta bir kesinlik yoktur. Bu sebeple senedin tarihi ancak taraflar ve mirasçıları arasında hüküm ifade eder. Tarihin üçüncü kişiler tarafından da kesinleşmesi için, kanun şu durumlardan birinin gerçekleşmesini arar: 1. noter veya yetkili memura ibraz edilerek usulüne uygun olarak onaylanmış tarih; 2. senedi ibraz edenlerden biri ölmüşse, ölüm tarihi; 3. senedi ibraz edenlerden biri maddî olarak imza etme imkânını kaybetmişse, bu tarih;

4. senetlerden biri resmî bir işleme konu olmuşsa bu tarih kesin tarih sayılır ve ü-çüncü kişiler yönünden de hüküm ifade e-der.

• Âdi veya hususî senetler, altında imzası bulunan kimse tarafından mahkeme önünde ikrar edilecek olursa resmî senet hükmünde olur ve kesin delil haline gelir. Senedin kendisinden olduğu iddia edilen kimse senedin altındaki imzayı veya senetteki yazıyı inkâr edecek olursa, bunun aksi tespit edilinceye kadar senet delil olarak kabul edilemez, inkâr halinde hâkim, önce gerekli araştırmayı yapar ve tarafların gösterdikleri delilleri değerlendirerek bir sonuca varmağa çalışır. Bu şekilde bir sonuca varamazsa tarafları isticvap eder. (Bk. İSTİCVAP.) Bu isticvapta taraflar, tatbike esas olacak imzayı gösterirler, yazı ve imzanın gerçekliğini, ne şekilde ve hangi delillerle ispat edeceklerini belirtirler, isticvap yolu bir sonucun elde edilememesi halinde hâkim istiktaba baş vurur. (Bk. iS-tiktap.) Bununla da kesin bir sonuca varamazsa bilirkişiye baş vurur veya şahit dinler. Ancak bu son yola başvurmadan önce hâkim imza tatbikine gidebilir. İmza tatbiki, imza veya yazıyı inkâr eden kimsenin senetteki imza siyle, onun tarafından yazıldığı muhakkak olan başka bir yazı veya imzanın karşılaştırılmasıdır. Karışlaştırma-ya esas olabilecek yazı, tarafların üstünde anlaştıkları herhangi bir yazı, her türlü resmî evrak veya senet olabilir. Bütün bu incelemeler sonucu hâkim, senedin inkâr eden kimse tarafından yazıldığına kanaat getirirse, senet kesin delil halini alır; aksi halde senet delil olarak kabul edilemez. Hâkim, senedin, inkâr eden kimseye ait olduğu sonucuna varırsa, onu 75 liradan 250 liraya kadar para cezasına mahkûm e-der. Ayrıca karşı taraf davanın gecikme sinden dolayı tazminat istemişse tazminata da mhkûm olur.

• Resmî senet, noter veya yetkili memurlar tarafından düzenlenen senetler, resmî senetlerdir. Bugün resmî senetler genellikle noter tarafından düzenlenir. Bu sebeple bunlara noter senedi de denir. Noter dışındaki resmî memurlar tarafından da resmî senet düzenlenir (msl. gayrimenkul satımına ilişkin resmî senetlerde tapu memuru). Noterler tarafından düzenlenen resmî senetler sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil olarak kabul edilir. Âdi senetlerden farklı olarak resmî senetlerin delil olma niteliğini kaybetmesi için bunların imzalarının inkâr edilmesi imkânı yoktur; bu konuda yalnız sahtelik davası açılabilir. Bk. SAHTELİK iddiası.

— Mal. Esk. Mal sahiplerine senedi ha-kanî verilmesi, Tanzimattan sonra çıkarılan bir kanunla oldu (1855). Tasarruf belgesi niteliğindeydi. Ondan önce gayrimenkul sahiplerine Şer’iye mahkemeleri tarafından düzenlenen füccetler verilirdi. Vakıf malları ise mütevelliler tarafından verilen belgelere göre kullanılırdı. (


Tüm Zamanlar GMT +2 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 22:51.

Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.